GÜZELLİĞİNİZ EMİN ELLERDE PLASTİK, REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAH DOÇ. DR. ARZU AKÇAL

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezun olduktan sonra yurtiçinde ve yurtdışında alanında çalışmalar yapan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Doç Dr. Arzu Akçal ile birlikteyiz. Dedeman'da yeni kliniğini hizmete açan Akçal'a estetikte merak ettiklerinizi sorduk.

Arzu Hanım, sizleri tanımak isteriz. Kendinizden bahseder misiniz?

1979 yılında İstanbul'da doğdum. Pertevniyal Lisesini bitirdiğim yıl olan 2003 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde lisans eğitimime başladım. Üniversite yıllarında rekonstrüksiyon yönüyle tanıştığım Plastik, Rekontrüktif ve Estetik Cerrahiye olan büyük sevgim nedeniyle 2003 yılında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi eğitimime başladım. Asistanlık yıllarımda hem estetik hem de rekonstrüktif meme ameliyatlarına ilgim nedeniyle 2009 yılında Gent Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniğini ziyaret ederek Prof. Dr. Moustapha Hamdi ile çalıştım. 2009 yılında European Board of Plastic and Reconstructive Surgery sınavına girerek Fellow of European Board of Plastic and Reconstructive Surgery unvanını aldım. Büyük bir eğitim kliniği olan Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniğinden mezun olmamın ardından mecburi hizmetimi yapmak üzere Kilis Devlet Hastanesi'ne gittim ve 2011-2013 yılları arasında mecburi hizmetimi tamamladım. 2013-2017 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalında yardımcı doçent olarak çalıştım. 2015 yılında American Society of Plastic Surgeons derneği tarafından international scholar olarak kabul edildim ve burslu olarak Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi kliniğinde gözlemci olarak bulundum. Mayıs 2017 yılında Doçent ünvanını almamın ardından üniversiteden ayrılarak Özel Yaşam Hastanesi'nde çalışmaya başladım. 2019 yılı Mayıs ayında Yaşam ailesinden ayrılarak kendi muayenehanemi açtım. Evliyim ve 8 yaşında bir kızım ve 4 yaşında bir oğlum var.

Günümüzde güzellik ve estetik algısı da değişti. Önceden şişmanlık zenginlik göstergesiyken, şimdi çağın en büyük sorunlarından biri haline geldi. İnsanlar daha ince görünmek istiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu kadar imkân varken şanslı mıyız?

Günümüzden çok değil 50-60 yıl önce enfeksiyon hastalıkları örneğin tüberküloz oldukça yaygındı. İnsanların şişman görünmeleri adeta hasta olmadıklarının göstergesiydi. Bu nedenle de şişman insanlar sağlıklı, güçlü, genç ve güzel kabul edildiler. Tıbbın hızlı bir şekilde ilerlemesi bu düşünceyi kafamızdan sildi. Bir yandan da moda endüstrisinde değişimler yaşandı etekler kısaldı, elbiseler daraldı. İnsanların bu elbiseleri taşıyabilmeleri için de daha ince bir görünüme kavuşmaları gerekliydi. Güncel olarak şişmanlık ve incelik kavramları değişiyor gibi görünse de antik çağlardan günümüze ulaşan heykellere baktığımızda yine dolgun ama aşırı büyük ve sarkık olmayan memeler, gergin bir karın güzellik göstergesi diye düşünüyorum. Hala Afrodit heykeline büyülenmiş bir şekilde izliyorsak o heykelin altın oranları yakalamış olmasındadır. Günümüzde de hem şanslıyız hem şanssızız diyebilirim. Çünkü günlük yaşamımızdan hareket etme olanaklarını çıkardık, artık yürümüyoruz tüm gün oturmaya dayalı bir iş programımız var. Beslenmemiz sıkıntılı doğal besinlere ulaşmamız zor. Bu olumsuzluklar yanında özellikle Antalya'da spor yapabileceğimiz birçok olanak ve alan var. En önemlisi Plastik Cerrahi var! Sporla düzeltemediğiniz her şey için biz varız. Dik, dolgun meme için meme protezi koyabiliriz, yağ enjeksiyonu yapabiliriz, gergin bir karın için karın germe yapabiliriz.

Siz mesleğe başladığınız beri ne tür değişmeler oldu?

Ben mesleğe başladığımdan beri teknikler, yaklaşım ve tanınırlılık değişti. Şişli Etfal'de asistanlığa başladığımda sadece 500 Plastik Cerrah varken şimdilerde sayımız 1000'in üzerinde. Şimdiler de Plastik Cerrahi uzmanına ulaşmak daha kolay. İlk başladığımda yağ enjeksiyonlarına ve yağ dokusuna güven çok fazla değildi. Hatta kök hücrenin en fazla yağ dokusunda yoğun olduğunu bilmiyorduk. Benim aynı zamanda moleküler biyoloji ve genetik eğitimim dolayısı ile bu konulara yatkınlığım vardı ve yağ dokusu ile ilgili araştırmalar yapmayı tercih ettim. Şimdilerde biliyoruz ki yağ oldukça değerli bir doku ve dışarıda üretilmiş bir maddeyi vücuduna sokmak istemeyen hastalarda, yüz gençleştirmede, meme büyütmede ve popo dikleştirmede başarı ile kullanabiliriz. Estetik endüstrisi de kendini oldukça yeniledi artık dolgu maddelerinin dokuya uyumluluğu daha iyi ve çoğunlukla hayvansal kaynaklı allerjik maddeler içermiyorlar. En eğlenceli değişim sanırım botulinum toksin uygulamalarında yaşandı, eskiden botulinum toksin yapılmış insanları parmakla gösterebiliyordunuz çünkü bu kişiler tüm alının kalıp gibi olduğu hiçbir mimik kasının hareket etmediği sürekli şaşırmış ifadeye sahiptiler. Ama artık mimik kaslarını kullanan ama ince çizgilerden kurtulmuş genç ve doğal bir bakışa sahip bir görünüm sağlıyoruz. Son olarak değişmeyen tek şey ise ülkemde ki Plastik Cerrahların bilgi ve becerileridir, halen tüm dünyada en becerikli, bilgiyi sürekli arayan ve gelişmeleri takip eden cerrah grubu olduğumuzu düşünüyorum.

Plastik cerrahi alanında en çok talep gören işlemler neler?

Plastik cerrahi çok geniş bir alan hem cerrahi olmayan işlemleri içeriyor hem de cerrahi işlemleri. Benim kendi çalışma yaşamımda en çok yaptığım cerrahi işlemler arasında meme cerrahisi başta gelir. Sanırım ben de meme küçültmeyi, meme dikleştirmeyi ve meme büyütmeyi çok seviyorum ve özenle yapıyorum. Uzun yıllar omuzlarında ve boynunda aşırı büyük memelerin yarattığı ağrıları rahatlatmak ve onlara hem doğal, hem hafif hem de estetik bir meme yapmak çok büyük bir mutluluk. Biz kadınlar 1920'li yıllarda oğlan çocuğu gibi görünmek uğruna memelerimizi korselerin içine saklamışız, 1950'lilere geldiğimizde yine korseler ve sütyenler sayesinde memelerin torpido ya da elma şeklinde görünmesine çalışmışız. 1960'larda feminist akımların etkisiyle memelerimizi görmezden gelmeye çalışmışız. Ama içimizdeki kadın bu kadınlık sembolümüzün baskılanmasına, gizlenmesine dayanamamış ve biz kadınlara saklı güzelliğimizi ortaya koymamızı fısıldamış. Bu iç sese kulak veren kadınlar nedeniyledir ki meme büyütme ameliyatı en sık yapılan estetik ameliyattır. Yüz gençleştirme işlemlerinin hepsini çok seviyorum. Hem cerrahi olmayan yöntemler çok etkili hem de yüz germe ameliyatları çok başarılı.

Yüz germe işlemleri bu sıralar revaçta. Hangi işlemler uygulanıyor yüz germede?

Yüz germe ameliyatlarında birçok teknik var ve bence tüm teknikler doğru yaş grubunda ve ihtiyaca göre belirlendiğinde çok etkili. Ben yüz germeyi Amerika'da Dr. Timothy Marten'den öğrendim diyebilirim. Hem kendisini yakından izleme olanağım oldu hem de tüm yazılarını, kitaplarını sürekli takip ettim ve ediyorum. En son nisan ayında Almanya'da yine kendisinin kadavra kursuna katılmayı ihmal etmedim. Yüz çok önemli bir anatomik ünite ve ruhun aynası. Yaşla birlikte değişimler gösteriyor ve hastalarımızın bizden beklediği bu yaşla birlikte gelen değişimleri düzeltmemizdir. Örneğin yerçekimi ve yaşa bağlı yüzünde belirgin sarkan alanları sadece cerrahi olmayan yöntemlerle doldurmaya kalkarsanız başarılı olamıyorsunuz ve ‘overfilled' yani aşırı doldurulmuş, ne genç görünen ne de doğal görünen bir yüze neden oluyorsunuz. Bu nedenle hasta ile görüşme ve muayene çok önemli sorunları ortaya koyup ona göre çözüm üretmelisiniz. Yaşlanma ile birlikte cilt altı yağ dokusunu kaybetmiş bir hastaya da sadece yüz germe yaparsanız iskelitize olmuş bir yüz görünümüne sebep olursunuz. Bu hastalara yüz germe planlanırken beraberinde yağ veya hyaluronik asit dolguları da düşünülmeli.

Yüzde, ifadenin değişmemesi neye bağlı?

Yüz ifadesinin değişmemesi daha öncede belirttiğim gibi doğru tanı koymaya bağlı. Artık yüz germe ihtiyacı başlamış hastaya dolgu ve yağ enjeksiyonu önermek bazen istenmeyen sonuçlara yol açıyor. ‘'Aşırı doldurulmuş yüz görünümü ‘'benim hiç sevmediğim bir görünüm ve kendi hastalarım da buna yol açmamaya dikkat ettiğim gibi onları bu konuda eğitmeye de çalışıyorum. Biliyorsunuz sosyal medya çağında herkes bilgiye çok kolay ulaşıyor ama doğru bilgiye ulaşmakta zorlanıyor. Bu nedenle hastalarla görüşmemde yeni bilgileri onlarla paylaşmayı çok severim. Plastik Cerrahi tıbbın bir dalı ve uygulamaların etkinliği uzun süreli takiplerle ortaya çıkıyor. 10 yıl önce yaptığımız uygulamaları bugün tercih etmiyoruz. Örnek vermek gerekirse artık kimse dudağa kalıcı sıvı silikon gibi dolgu maddelerini enjekte etmiyor. Artık hiçbir plastik cerrah nasılsa eriyecek diye yüze aşırı miktarda yağ enjeksiyonu yapmıyor. Bu sonuçlara nasıl ulaştık büyük hasta gruplarının takip edilmesi ile ulaştık. Sosyal medyada fotoşoplu bile olduğu soru işareti olan fotoğraflar üzerinden gerçek bir sonucu varmak doğru değildir. Yüz germe ameliyatınında doğru yapılması gerekli tabi. Mesela burun kenarı çizgilerini düzeltelim derken ağız köşelerinin yerini değiştirmemeliyiz, alını gençleştirelim derken aşırı yukarıya kalkmış kaşlara neden olunmamalı. Belki de en önemlisi bu hastalarda ‘'ameliyat edilmiş yüz'' görünümüne neden olmamalıyız. Herkes anlamamalı, çok güzelleşmişsin, dinlenmiş görünüyorsun demeliler ama ameliyat mı oldun dememeliler.

Toksin Uygulamalarnın hiç anlaşılmayanı mı makbuldür?“Ya sende bir güzellik var ama ben çözemedim ne oldu?” tadında mı olmalıdır?

Toksin Uygulamaları farkedilmeyeni ve doğal olanı makbuldür. Botulinum toksin uygulamaları ile ilgili birkaç önemli nokta vurgulamak istiyorum hastalar ilacı yılan zehiri olarak biliyor. Bu doğru değil botulinum toksini bakterilerden laboratuvar ortamında üretilir ve bizim uygulamalarımızda oldukça düşük dozlarda kullanılır. Toksin Uygulamaları uygulamaları, 1980'li yıllarda ilk defa göz doktorları tarafından insana enjekte edilmeye başlanması ile birlikte klinik pratiğimize girmiş ve 1992 yılından beri de kozmetik alanında kullanılmaktadır. Eğer yüz mimik kaslarınızı çok kullanıyorsanız (kaş çatma, gülümseme vb.) ve alın ve göz çevresi çizgileriniz oluşmaya başladıysa hiç tereddüt etmeden Toksin Uygulamaları yaptırın derim. Yaşlanmayı ve çizgilerin derinleşmesini beklemeyin ve Toksin Uygulamaları tedavisini önleyici bir tedavi olarak düşünün. Halen glabellar kaslara enjeksiyon en sık kullandığımız Toksin Uygulamaları uygulaması alanıdır ve tüm yüz kaslarına değişen dozlarda uygulanabilir. Toksin Uygulamaları, kozmetik uygulamalar yanı sıra migren tipi başağrı tedavisinde de başarılı bir şekilde uygulanmaktadır ve Nörologlar ile birlikte belirlenmiş uygun hastalar bu tedaviden oldukça fayda görmektedirler.

Plastik Cerrahlar olarak bizler kırışıkları yok ederken mimik kaslarının hareketini tamamıyla yok etmemeyi hedefliyoruz ve bunu gerçekleştiriyoruz. Mimik kaslarının tüm hareketleri yok edilmeden uygulanan bir tedavi dinlenmiş, canlı bakan yüz hatlarınızı kazanmanıza yardımcı olur.

Burun estetiği noktasında da ameliyatsız gelinen işlemler var. Nedir burun estetiğinin sırrı ve yapılan uygulamaları?

Burun estetiği uygulamalarında burun ucunun dolgu ile kaldırılması, burun sırtının iplerle askılanması gibi yöntemler var ve uygulanıyor. Benim için bir cerrah olarak burun estetiği cerrahi bir işlemdir. Burun yüze uygun olarak değerlendirilmeli ve ona uygun bir burun yapılmalıdır. Herkese aynı burun şekli yapılmaz, yapılamaz. Kapalı veya açık yöntem hangisini tercih ederseniz edin burun estetiği cerrahi ile yapılmalıdır. O zaman yüze uygun ve kalıcı olur. Burun estetiği ameliyatı da yüz gençleştirme ameliyatlarının bir parçasıdır, bu nedenle sadece gençlerde değil tüm yaş gruplarında düşünülebilir. 40 yıllarda burun estetiği yaptırırsanız bir 5 yaş geriye gidersiniz diye düşünüyorum.

Liposuction nasıl bir uygulama? Tehlikeli midir?

Liposuction (liposakşın) eğer doğru tanıyla kullanılırsa tehlikeli bir yöntem değildir. Kişiyi liposakşın ile zayıflatmaya çalışmak tehlikelidir. Ben liposakşını bir bölgesel fazlalıkların düzeltilmesi ameliyatı olarak tanımlıyorum. Zayıflamış idael kilosuna ulaşmış ama bacak içlerinde basen bölgesinde, diz içlerinde, belinde bölgesel yağ fazlalığını çözememiş bir kişiye yapılacak en doğru ameliyat diye düşünüyorum. Karın bölgesine de genellikle liposakşın önermem çünkü yağ fazlalılığına genellikle cilt fazlalığı da eşlik ettiği için en ideal yöntem karın germe ameliyatıdır.

Erkek hastalarınız var mı? İstekleri hangi doğrultu da oluyor?

Erkek hastalarım tabii ki var onlarda genç, dinamik ve güzel görünmek istiyorlar. Sıklıkla rinoplasti, jinekomasti (erkek memesinin büyüklüğü), yüze cerrahi olmayan gençleştirme işlemleri için başvuruyorlar. Erkekler kadınlar kadar olmasa da rahatsız oldukları durumlar var ve çözmek istiyorlar. Çok haklılar neden kadınların gerisinde kalsınlar ki. Ama kadınlar her zaman en önde değişimin peşinden koşan ve değişimi iyiye ve güzelliğe doğru kabullenendir.

Meme büyütme ve küçültme nasıl bir işlem? Ne kadar sürüyor? Hasta normal hayatına ne zaman dönebiliyor?

Meme küçültme meme başı çevresinden başlayarak tüm memeyi orta hatta dik inen ve meme altı katlantı da devam eden ters T şekilli bir yara izi ile yapılan bir ameliyattır. Meme küçültme ameliyatı olmaya karar verdiyseniz ameliyat öncesi mutlaka ideal kilonuza ulaşmalısınız. Boyunuza en uygun kiloda yapılan meme küçültme ameliyatının belirgin olarak estetik sonuçları iyidir. Her cerrah farklı bir teknik kullanmaktadır. Ben ters T şeklinde yara izi olan tekniği tercih etmekteyim. Ameliyat sonrası sütyeninizin sayısal olarak ölçüsü (75,80,90, 95 vd.) göğüs duvarı çevresini ifade eder ve malesef bu sayı meme küçültme ameliyatından sonra da aynı kalır. Sütyenin A,B,C ile ifade edilen meme hacmine karşılık gelen birimi ise ameliyattan sonra değişecek ve değişmesi istenen birimdir. Ve genellikle C ve D cup giyen hastalar boyun ağrıları, giysilerini yakıştıramama ve sütyen askılarının omuzda yarattığı sıkıntılar nedeni ile meme küçültme ameliyatı arayışındadırlar. Meme küçültme ameliyatından sonra bu hastalar genellikle B cup ölçüsüne ulaşırlar ama A cup olması neredeyse imkansızdır. Ameliyat sonrası çok ağrılı değildir, 1 gün hastanede kalmayı gerektirir. Benim hastalarım 1 hafta sonra normal yaşamlarına dönerler hatta araba bile kullanabilirler. Meme küçülte ameliyatı sonrası hastaların aktiviteleri ve sosyal yaşama katılımları belirgin derecede artar ve sağlığın iyiye yükseltilmesi amacı Plastik Cerrahlar tarafından başarılmış olur!!!!

Meme büyütme ameliyatların en sık yullanılan yöntem meme protezleridir. Silikon içeriklidirler. Thomas Cronin ve Frank Gerow 1962 yılında ilk meme protezini üreterek Timmie Jean Lindsey isimli hastada ilk başarılı meme büyütme ameliyatını gerçekleştirdiler. Böylece meme protezlerinin evrimi ve serüveni başladı. Zaman zaman otoimmun bağ doku hastalıklarına zaman zaman da kansere yol açabilecekleri düşünülse de bu süreçte yapılan yüksek sayılı ve uzun dönemli hasta çalışmaları ile bu iddialar kanıtlanamadı. Artık hem cerrahlar için hem de hastalar doğal, sahte bir görünüme yol açmayan nerdeyse normal bir meme dokusundan farklı olmayan meme protezlerini aramaktalar. Yeni dönem kullanılan silikon protezler jelibon kıvamında şekli bozulmayan, silikon kaçışı göstermeyen ve şekli deforme olmayan silikonlardır. Bu protezler sıklıkla koltuk altı insizyon, meme başı çevresi insizyonu ve meme altı kıvrımından yapılan insizyonlarla konulabilmektedir. Benim sıklıkla tercih ettiğim insizyon meme altı insizyonudur istenilen şekilde ve kas altı yerleşime izin verdiği için bu insizyonu tercih etmekteyim. Ayakta iken bu insizyon görülemezken yattığınızda 4 cm'lik bu insizyon görülebilir.Kas altı yerleşim ve bu insizyon meme kanallarına ve meme dokusuna zarar vermez, ve ileride yapılacak mammagrafi incelemesini zorlaştırmaz.

Meme protezlerinin süresi hangi marka olursa olsun 10 ile 15 yıldır. 10. yılda meme protezini ne zaman değiştirmeliyim sorunu sormaya başlarsınız ve 15. yılda cerrahınız ile birlikte ameliyat zamanını planlarsınız.

Çeşitli hastalık ya da kaza sonucu uzuv kaybı yaşayan hastalarda ne tür uygulamalar yapıyorsunuz?

Kaza, tumör sanrası yapılan ameliyatlar rekonstrüktif ameliytalardır. Benim en sevdiğim mikrocerrahi içeren ameliyatlardır. Meme rekonstrüksiyonu ameliyatları benim için özel bir yeri vardır. Meme kanseri teşhisi konulan birçok kadın, hastalık teşhisi konulduğunda ve onkolojik cerrahi planlanırken meme rekonstrüksiyonu seçeneğinden habersizdirler. Amerika'da bile habersizler ve yapılan bir çalışma da, mastektomi olan 10 kadından 7'sinin rekonstrüksiyon seçeneğinden habersiz olduğunu söylemiştir. Mastektomi anında veya mastektomiden 20 gün veya 20 yıl sonra bile olsa meme rekonstrüksiyonu seçeneklerinin olduğunu bilmelisiniz. Ayrıca yine meme rekonstrüksiyonu sonrası hayat kalitesini araştıran çalışmalar, meme rekonstrüksiyonunun kadınların hayat kalitesini belirgin olarak arttırdığını göstermektedir.

Kaza sonrası bacaklarda kırıklar ile birlikye ciltte ki açık yaraların kapatılması yine rekonstrüktif ameliyatların başarısı sayesindedir. Amutasyona gidecek bir uzvu kurtardığınız gibi hastayı tüm ömür boyu protezden korursunuz.

Son olarak estetik cerrahi seçmenizin özel bir nedeni var mı?

Plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahı olmaya tıp fakültesinin 4. yılında gönüllü olarak girdiğim bir ameliyatta karar verdim. Kullandıkları aletler kibar ve dokuya zarar vermiyordu. Ameliyatta hasta sanki uyanıkmış, canı acıyakmış gibi çok nazik ve dokulara saygılı davranıyorlardı. Bu deneyim sanırım beni Plastik cerrah olmaya yönlendirdi. Ayrıca plastik cerrahi de tek doğru, tek teknik yok gelişim devam ediyor henüz karaya oturmuş bir bilim dalı değil. Yeniden doğsam yine Plastik Cerrah olurum.

Antalyaface Dergi Yazısı